About the author

Related Articles

3 Comments

  1. 1

    suat güven

    Bu girişim Türkiye’nin diplomatik ağını sınırladığı gibi askeri işbirliğini de sıkıntıya sokacaktır. Ama ilk planda bu olacak. Gelecekte ise, Türkiye’nin askeri sanayisini kurması, ittifaklar arayışı içine girmesine neden olacaktır. Mesela Latin dünyasına açılma ve ittifak artık ciddi bir şekilde gündeme gelecek. Katolik dünya da diyebiliriz. Bu ittifaka Pakistan, Endonezya dahil edilse bile karşısındaki güçleri düşünmek lazım. Çin için Türkiye Akdeniz havzasına yerleşmesi için emin limandır. Ama Türkiye için Çin sadece aynı anlama gelemeyecektir. Çünkü, yeri geldiğinde Çini yanında bulması zor olacaktır. Bu nedenle Çin’in sanayi işbirliğine ihtiyatlı evet, ama diplomatik işbirliğine ve ittifak girişimine -Çin’in yayılmacı politikası göz önünde bulundurularak- hayır demeliyiz.

    Reply
  2. 2

    Kesfiyail

    Sayın Arslan, bilgiler için teşekkürler fakat analiziniz objektif değil ..

    Rus-Çin bloğuyla işbirliğinin “Milli” projelerimize katkı sağlayıp sağlamayacağı hakkında kesin kanaatte bulunulmasını doğru bulmuyorum..Tüm dengeler bıçak sırtında, hangi blok olursa olsun gayr-i milli tepkimeleri olacağı kesin..Asgari seviyede Ülke menfaatine zarar verecek olan hangisi bunu zaman gösterecek..

    Reply
  3. 3

    birisi

    tc nin savunma konsepti yukarıdaki resimler gibi parçalı bulutludur.yapılan bütün ihaleler yerli üretim dış alımlar hep bir puzzle parçası havası verilmekte.sanki günün birinde parçalardan bir bütüne ulaşılacak ortamı oluşturulmaktadır.bu arada yıllarca süren insan ömrünü aşan yerlü üretim süreçi her beş on yılda daha iyisi yapılmışı var denilerek baltalanmaktadır.zaman para yetişmiş insan kaybı telefi cabası.param var zenginim bastırır mangırı ferrareye binerimden bir farkı yok.günü kurtarma atraksiyonları.deniz kara hava ne yazıkki hiç bir gücün bir bütün halinde savunma kalkanı vazifesi görecek bir ekipman yeterliliği yoktur.saldırı faslı zaten esamesi okunmaz.şarjör bitti.abd nato göndersin durumu.zihniyet olarak 1.dünya ve kurtuluşa saplanmış bir ülkenin 2. dünya savaşını ve sonuçlarını algılayacak kapasiteye erişmediğini söyleyebiliriz.bir tür aegis sisteminin sosyolojik politik psikolojik boyutlarıyla türkiye yarım adasına uygulanması belki hassas bölgede askeri açıdan daha rahat nefes almamıza hareket serbestiyeti kazanmamıza neden olur.şimdilik garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar bizimde iman dolu göğsümüz varla idare edelim.entegre bir şey varsa bilen yazsın.

    Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

2014 Powered By Wordpress, Goodnews Theme By Momizat Team